Son Dans (Dramione)
1 sayfadaki 1 sayfası • Paylaş •
Son Dans (Dramione)
Son Dans (Dramione)
Öncelikle mutlaka Lorena Mckennitt’in Tango to Evora şarkısını dinlemelisiniz....Şarkı sayılmaz aslında....İsterseniz başından başlayın isterseniz benim başladığım yerde...Yine de hikayenenin keyfini çıkarın...
Son kez dans et benimle ! İlk seferki gibi doyasıya aşkla, tüm masumiyetinle ruhunu ser önüme......Son kez dans et benimle aşkım, son kez kollarıma bırak bedenini...Son kez dans et benimle !’’
Düşüncelerime hakim olamıyorum....Aşkıma hakim olamıyorum....Kendimi onu sevmekten alıkoyamıyorum. Karanlık, evet karanlık. Ama öylesine bir karanlık değil bu. Bu alaca karanlık. Ruhumu saran kapkara bir örtü. Gözümü kör eden, inkar edemesem de acı bir gerçek. Evet bu aşk.....
‘’Dünya senin etrafında dönmüyor Malfoy, insan istediği şeyi istediği zaman elde edemiyor maalesef. ‘’
‘’Sen öyle san’’
‘’Belki de baloya seninle gelmem hataydı. ‘’
‘’Başka şansın yoktu.’’
‘’Nedenmiş o ?’’
‘’Çünkü o zaman kavalyeni öldürmek zorunda kalırdım.’’
‘’Saçmalıyorsun.’’
‘’Son derece ciddiyim .’’
‘’MALFOY !!’’
‘’Ne ?’’
Dudaklarını bana yaklaştıran genç adam hafifçe gülümsedi bana. Draco Malfoy’la dans ediyordum. Hogwarts yeni bir aşka ev sahipliği yapıyordu. Savaşa bir gün daha yaklaşırken bugün hüzne yer yoktu. Bugün noel’di. Bugün yeni umutlara yelken açmaktı. Bugün umudun ve mutluluğun günüydü. Bu noeldi. Ve daha da iyisi Draco Malfoy karşımdaydı ve bana apaçık ilanı aşk ediyordu. Daha ne isteyebilirdim ki. Belki son bir yıl içinde kaybettiklerimi. Tonks’u, Fleur’ü ve Fred’i. Ama Draco’yu kazanmıştım. Şimdi bunları düşünmenin sırası değil. Bugün Noel, bugün hüzne yer yoktu.
‘’Yani bana aşık olduğunu kabul ediyorsun.’’
‘’Olabilir.’’
Dudaklarıma değen dudakların bu kadar yumuşak olacağını düşünmüyordum, bu kadar şefkatli ve bu kadar tutkulu. Draco Malfoy ondan beklenmeyecek bir dürüstlükle, masum olduğunu ve bana delicesine aşık olduğunu kanıtlamak istercesine ruhunu önüme sermişti.
‘’Seni seviyorum. Seni tüm benliğimle seviyorum Granger. Sana delicesine aşığım.’’
‘’Aklımdan geçenleri okumayı nasıl beceriyorsun anlamıyorum.’’
‘’Ne?’’
Cevap vermeden öptüm onu, istediği cevabın bu olduğu biliyordum.
‘’Bugün burada, yıllarca en büyük tehlikeleri göze alarak bizim için casusluk yapmış adamı saygıyla anıyoruz. Severus Snape görünenin aksine yumuşak yürekliydi. Geçmişinde bastırılan özgüveni yüzünden katı olabilirdi, bana ve sizlere kötü davranmış olabilirdi. Ama yine de o hiçbirimizin olamayacağı kadar cesurdu. Bunu ancak şimdi anlayabiliyorum, o benim için bir öğretmenden fazlaydı. O bir yol göstericiydi, o kabullenmek istemese de babamın yerini aldı. Belki de hayali buydu. O kendini bizim için feda etti. O.....o beni korumak için öldü...’’
Harry kalabalığın arasına sinerken, Draco elimi tuttu. Beni rahatlatmak istercesine sıkarken onu acısını yüreğimde hissedebiliyordum. Severus Snape sadece Harry için bir baba değildi. Draco’ya öz babasından çok daha fazla sevgi göstermişti. Bunu anlayabiliyordum. Şu anda onu teselli etmenin anlamı yoktu. Çünkü hiç bir söz, hiç bir teselli onun acısını dindiremezdi. Draco’nu bunu kendi başına aşması gerekiyordu ve bu durumda elimden bir şey gelmezdi, beklemek dışında.....
32 gündür ne Draco’dan ne de Voldemort’tan haber var. Draco’nun göreve gittiğini biliyorum. Ama Lupin hiçbir şekilde görevin içeriğini öğrenemeyeceğimi açıkça belirtti. Ya başına bir şey gelirse diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Hoşçakal bile demeden ortadan kayboluverdi. Hoşçakal bile demeden...Evet acınacak zamanlarım oldu, saatlerce ağladığım günler, taş kesilip tek kelime etmediğim günler...Ama hiç bu kadar endişeli olamamıştım. Nedeni açıktı. Voldemort ve Ölüm Yiyen tayfası onlara ihanet edenlerin peşine düşmüştü. Önce Severus Snape, sonra Narcissa Malfoy...Sırada Draco olabilirdi. Draco babasının bizzat onu öldüreceğinden adı gibi emin olduğunu söylemişti. Haklıydı da. Tamamen haklıydı. Lucius Malfoy aşık olduğu kadını öldürmüştü, karısını, oğlunun annesini öldürmüştü. Oğlunu neden öldürmeyecekti ki ? Lucius Malfoy bir an önce durdurulmalıydı. Draco ölmeden önce....Lucius Malfoy ölmeliydi. Bir an sonra koridordaki ayak seslerinden mutfağa birinin gireceğini anlıyorum. İçeri giren adamı herkesten iyi tanıyorum. Ama hiç olmadığı kadar perişan durumda. Draco, yüzünü boydan boya aşan çizik fazlasıyla beyazlamış yüzünü daha da beyazlatıyor..Gözlerinin altındaki torbalar ise bir şey olduğunun kanıtı.
‘’Aman Tanrım ! Draco, ne oldu sana ?’’
‘’Onu....onu....’’
Cümlesini bitirmeden bana sarılıp ağlamaya başlıyor.
‘’Tamam her şey geride kaldı, tamam...’’
Neler saçmalıyorum ben ! Sanki omzuma göz yaşlarını döken faresini kaybetmiş altı yaşında bir oğlan çocuğu. Draco’nun durumuyla ne alakası var bunun?
‘’Draco?’’
‘’Onu öldürdüm...’’diyor.’’Onu öldürdüm...’’
‘’Kimi ?’’
Aslında bu soruyu sormam sadece onun bu gerçeği kabullenmesini sağlayacak. Ben kimin öldüğünü gayet iyi biliyorum. Draco’nun zorlada olsa dünyadan sildiği pisliğin kim olduğunu çok iyi biliyorum...
‘’Babamı’’
‘’Doğru olanı yaptın’’diyorum. Çünkü doğru olanı yaptı. Lucius Malfoy’u ancak o öldürürse adalet yerini bulacaktı. Bu Draco’nun gerçeklerle yüzleşmesiydi. Bu onun sınavıydı ve Draco sınavı geçmişti.
...:::Soundtrack: Tango to Evora:::...
‘’3 dakika.’’
‘’2 !’’
‘’Küçük sınıflar okuldan ayrıldı, diğerleri de ihtiyaç odasında !’’
‘’1,5’’
‘’Dumbledore’un Ordusu ve ZAY yerlerini aldı.’’
‘’1 dakika herkes yerlerine.’’
Duvarların arkasına doğru koştum, bir an sonra büyük bir patlamayla her yer tozla duman oldu.Ölüm Yiyen ordusu içeriye daldı. Her taraftan gelen çığlıklar yüreğimi sızlatırken Dolohov’la karşı karşıya geldim.
‘’Crucio !’’
Acıyla yere yığılırken Draoco’nun bana doğru koştuğu gördüm.
‘’Avada Kedavra !’’
Dolohov yere yığılırken acı bir anda dindi.
‘’Kaybediyoruz. Teyzem beni bulduğu anda-‘’
Draco’nun sesi bir inlemeyle kesildi ve Draco bana tutundu. Yere damlayan kanı gördüğümde gözlerimi kaldırıp onunkilere diktim. Gözlerindeki acıydı.
Sonra Bellatrix’i gördüm, hançerini Draco’ya saplamıştı. Sonra o da nereden geldiğini bilmediğim bir lanetle yere yığılırken Draco’yu tuttum. Aklımda o gün vardı. O balo ve o sahne...
‘’Son kez dans et benimle ! İlk seferki gibi doyasıya aşkla, tüm masumiyetinle ruhunu ser önüme......Son kez dans et benimle aşkım, son kez kollarıma bırak bedenini...Son kez dans et benimle !’’
Ağzından bu sözler dökülürken ona sarıldım. Ve yarasının el verdiğince, kimseye aldırış etmeden dans ettik. Saniyeler sonra Draco tekrar bana baktı. Sonra gözlerini tavana dikti. Tüm yaşam bir anda silindi gözlerinden ve Draco yere yığıldı.
Bense etrafımızda tüm şiddetiyle devam eden savaşa aldırmadan cansız bedenin yanına eğilip ağlamaya başladım. Bir yandan da şu sözleri mırıldanıyordum.
‘’Son dans,
Sadece bir dans değil,
Elveda demek.
Keşfedemeden kaybetmek.
Sevgiyi yitirmeden ona sıkıca tutunmaya çalışmak....
Ama boşuna değil mi?
Çünkü bu son dans,
Adı üstünde son...
Ve son kez kollarında,
Ben olduğumu hissederken,
Gittin sen,
Beni terk edip gittin.
Ve ben artık ben değilim.
Çünkü bu son danstı,
Bitti.
Son dans,
Son dakika,
Son yürek çarpıntısı,
Son hayat dolu saniyeler.
Hepsi geride kaldı.
Şimdi dans bitti.
Geriye ne mi kaldı ?
Hiç bir şey...
Hiç bir şey kalmadı.
Ne senden, ne de benden.
Çünkü bu son dansımızdı, bitti.
Çünkü bu son danstı aşkım...
Müzik bitti..
Sen gittin...
Müzik bitti...
Ben bittim.......’’
Öncelikle mutlaka Lorena Mckennitt’in Tango to Evora şarkısını dinlemelisiniz....Şarkı sayılmaz aslında....İsterseniz başından başlayın isterseniz benim başladığım yerde...Yine de hikayenenin keyfini çıkarın...
Son kez dans et benimle ! İlk seferki gibi doyasıya aşkla, tüm masumiyetinle ruhunu ser önüme......Son kez dans et benimle aşkım, son kez kollarıma bırak bedenini...Son kez dans et benimle !’’
Düşüncelerime hakim olamıyorum....Aşkıma hakim olamıyorum....Kendimi onu sevmekten alıkoyamıyorum. Karanlık, evet karanlık. Ama öylesine bir karanlık değil bu. Bu alaca karanlık. Ruhumu saran kapkara bir örtü. Gözümü kör eden, inkar edemesem de acı bir gerçek. Evet bu aşk.....
‘’Dünya senin etrafında dönmüyor Malfoy, insan istediği şeyi istediği zaman elde edemiyor maalesef. ‘’
‘’Sen öyle san’’
‘’Belki de baloya seninle gelmem hataydı. ‘’
‘’Başka şansın yoktu.’’
‘’Nedenmiş o ?’’
‘’Çünkü o zaman kavalyeni öldürmek zorunda kalırdım.’’
‘’Saçmalıyorsun.’’
‘’Son derece ciddiyim .’’
‘’MALFOY !!’’
‘’Ne ?’’
Dudaklarını bana yaklaştıran genç adam hafifçe gülümsedi bana. Draco Malfoy’la dans ediyordum. Hogwarts yeni bir aşka ev sahipliği yapıyordu. Savaşa bir gün daha yaklaşırken bugün hüzne yer yoktu. Bugün noel’di. Bugün yeni umutlara yelken açmaktı. Bugün umudun ve mutluluğun günüydü. Bu noeldi. Ve daha da iyisi Draco Malfoy karşımdaydı ve bana apaçık ilanı aşk ediyordu. Daha ne isteyebilirdim ki. Belki son bir yıl içinde kaybettiklerimi. Tonks’u, Fleur’ü ve Fred’i. Ama Draco’yu kazanmıştım. Şimdi bunları düşünmenin sırası değil. Bugün Noel, bugün hüzne yer yoktu.
‘’Yani bana aşık olduğunu kabul ediyorsun.’’
‘’Olabilir.’’
Dudaklarıma değen dudakların bu kadar yumuşak olacağını düşünmüyordum, bu kadar şefkatli ve bu kadar tutkulu. Draco Malfoy ondan beklenmeyecek bir dürüstlükle, masum olduğunu ve bana delicesine aşık olduğunu kanıtlamak istercesine ruhunu önüme sermişti.
‘’Seni seviyorum. Seni tüm benliğimle seviyorum Granger. Sana delicesine aşığım.’’
‘’Aklımdan geçenleri okumayı nasıl beceriyorsun anlamıyorum.’’
‘’Ne?’’
Cevap vermeden öptüm onu, istediği cevabın bu olduğu biliyordum.
‘’Bugün burada, yıllarca en büyük tehlikeleri göze alarak bizim için casusluk yapmış adamı saygıyla anıyoruz. Severus Snape görünenin aksine yumuşak yürekliydi. Geçmişinde bastırılan özgüveni yüzünden katı olabilirdi, bana ve sizlere kötü davranmış olabilirdi. Ama yine de o hiçbirimizin olamayacağı kadar cesurdu. Bunu ancak şimdi anlayabiliyorum, o benim için bir öğretmenden fazlaydı. O bir yol göstericiydi, o kabullenmek istemese de babamın yerini aldı. Belki de hayali buydu. O kendini bizim için feda etti. O.....o beni korumak için öldü...’’
Harry kalabalığın arasına sinerken, Draco elimi tuttu. Beni rahatlatmak istercesine sıkarken onu acısını yüreğimde hissedebiliyordum. Severus Snape sadece Harry için bir baba değildi. Draco’ya öz babasından çok daha fazla sevgi göstermişti. Bunu anlayabiliyordum. Şu anda onu teselli etmenin anlamı yoktu. Çünkü hiç bir söz, hiç bir teselli onun acısını dindiremezdi. Draco’nu bunu kendi başına aşması gerekiyordu ve bu durumda elimden bir şey gelmezdi, beklemek dışında.....
32 gündür ne Draco’dan ne de Voldemort’tan haber var. Draco’nun göreve gittiğini biliyorum. Ama Lupin hiçbir şekilde görevin içeriğini öğrenemeyeceğimi açıkça belirtti. Ya başına bir şey gelirse diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Hoşçakal bile demeden ortadan kayboluverdi. Hoşçakal bile demeden...Evet acınacak zamanlarım oldu, saatlerce ağladığım günler, taş kesilip tek kelime etmediğim günler...Ama hiç bu kadar endişeli olamamıştım. Nedeni açıktı. Voldemort ve Ölüm Yiyen tayfası onlara ihanet edenlerin peşine düşmüştü. Önce Severus Snape, sonra Narcissa Malfoy...Sırada Draco olabilirdi. Draco babasının bizzat onu öldüreceğinden adı gibi emin olduğunu söylemişti. Haklıydı da. Tamamen haklıydı. Lucius Malfoy aşık olduğu kadını öldürmüştü, karısını, oğlunun annesini öldürmüştü. Oğlunu neden öldürmeyecekti ki ? Lucius Malfoy bir an önce durdurulmalıydı. Draco ölmeden önce....Lucius Malfoy ölmeliydi. Bir an sonra koridordaki ayak seslerinden mutfağa birinin gireceğini anlıyorum. İçeri giren adamı herkesten iyi tanıyorum. Ama hiç olmadığı kadar perişan durumda. Draco, yüzünü boydan boya aşan çizik fazlasıyla beyazlamış yüzünü daha da beyazlatıyor..Gözlerinin altındaki torbalar ise bir şey olduğunun kanıtı.
‘’Aman Tanrım ! Draco, ne oldu sana ?’’
‘’Onu....onu....’’
Cümlesini bitirmeden bana sarılıp ağlamaya başlıyor.
‘’Tamam her şey geride kaldı, tamam...’’
Neler saçmalıyorum ben ! Sanki omzuma göz yaşlarını döken faresini kaybetmiş altı yaşında bir oğlan çocuğu. Draco’nun durumuyla ne alakası var bunun?
‘’Draco?’’
‘’Onu öldürdüm...’’diyor.’’Onu öldürdüm...’’
‘’Kimi ?’’
Aslında bu soruyu sormam sadece onun bu gerçeği kabullenmesini sağlayacak. Ben kimin öldüğünü gayet iyi biliyorum. Draco’nun zorlada olsa dünyadan sildiği pisliğin kim olduğunu çok iyi biliyorum...
‘’Babamı’’
‘’Doğru olanı yaptın’’diyorum. Çünkü doğru olanı yaptı. Lucius Malfoy’u ancak o öldürürse adalet yerini bulacaktı. Bu Draco’nun gerçeklerle yüzleşmesiydi. Bu onun sınavıydı ve Draco sınavı geçmişti.
...:::Soundtrack: Tango to Evora:::...
‘’3 dakika.’’
‘’2 !’’
‘’Küçük sınıflar okuldan ayrıldı, diğerleri de ihtiyaç odasında !’’
‘’1,5’’
‘’Dumbledore’un Ordusu ve ZAY yerlerini aldı.’’
‘’1 dakika herkes yerlerine.’’
Duvarların arkasına doğru koştum, bir an sonra büyük bir patlamayla her yer tozla duman oldu.Ölüm Yiyen ordusu içeriye daldı. Her taraftan gelen çığlıklar yüreğimi sızlatırken Dolohov’la karşı karşıya geldim.
‘’Crucio !’’
Acıyla yere yığılırken Draoco’nun bana doğru koştuğu gördüm.
‘’Avada Kedavra !’’
Dolohov yere yığılırken acı bir anda dindi.
‘’Kaybediyoruz. Teyzem beni bulduğu anda-‘’
Draco’nun sesi bir inlemeyle kesildi ve Draco bana tutundu. Yere damlayan kanı gördüğümde gözlerimi kaldırıp onunkilere diktim. Gözlerindeki acıydı.
Sonra Bellatrix’i gördüm, hançerini Draco’ya saplamıştı. Sonra o da nereden geldiğini bilmediğim bir lanetle yere yığılırken Draco’yu tuttum. Aklımda o gün vardı. O balo ve o sahne...
‘’Son kez dans et benimle ! İlk seferki gibi doyasıya aşkla, tüm masumiyetinle ruhunu ser önüme......Son kez dans et benimle aşkım, son kez kollarıma bırak bedenini...Son kez dans et benimle !’’
Ağzından bu sözler dökülürken ona sarıldım. Ve yarasının el verdiğince, kimseye aldırış etmeden dans ettik. Saniyeler sonra Draco tekrar bana baktı. Sonra gözlerini tavana dikti. Tüm yaşam bir anda silindi gözlerinden ve Draco yere yığıldı.
Bense etrafımızda tüm şiddetiyle devam eden savaşa aldırmadan cansız bedenin yanına eğilip ağlamaya başladım. Bir yandan da şu sözleri mırıldanıyordum.
‘’Son dans,
Sadece bir dans değil,
Elveda demek.
Keşfedemeden kaybetmek.
Sevgiyi yitirmeden ona sıkıca tutunmaya çalışmak....
Ama boşuna değil mi?
Çünkü bu son dans,
Adı üstünde son...
Ve son kez kollarında,
Ben olduğumu hissederken,
Gittin sen,
Beni terk edip gittin.
Ve ben artık ben değilim.
Çünkü bu son danstı,
Bitti.
Son dans,
Son dakika,
Son yürek çarpıntısı,
Son hayat dolu saniyeler.
Hepsi geride kaldı.
Şimdi dans bitti.
Geriye ne mi kaldı ?
Hiç bir şey...
Hiç bir şey kalmadı.
Ne senden, ne de benden.
Çünkü bu son dansımızdı, bitti.
Çünkü bu son danstı aşkım...
Müzik bitti..
Sen gittin...
Müzik bitti...
Ben bittim.......’’

Mond- Admin
- Mesaj Sayısı: 70
Kayıt tarihi: 25/09/08
Nerden: Alacakaranlık Gökyüzünden...

Geri: Son Dans (Dramione)
İşte Eda'nın en sevdiğim hikayesi.
Yorumumu biliyorsun Eda'cım.
Tebrikler...
Yorumumu biliyorsun Eda'cım.
Tebrikler...

Stern- Admin
- Mesaj Sayısı: 70
Kayıt tarihi: 25/09/08
Nerden: sonsuzluktan ~
Geri: Son Dans (Dramione)
evet hiç sorma koymayı unuttum die başımın etini yiyen biricik arkadaşım....

Mond- Admin
- Mesaj Sayısı: 70
Kayıt tarihi: 25/09/08
Nerden: Alacakaranlık Gökyüzünden...

Geri: Son Dans (Dramione)
Öyle oldu biraz. xd xd

Stern- Admin
- Mesaj Sayısı: 70
Kayıt tarihi: 25/09/08
Nerden: sonsuzluktan ~
Geri: Son Dans (Dramione)
eğer koymasaydın gerçekten yazık olurdu eda
şarkı çok güzeldi, çok duygu yüklüydü.
ve acı doluydu. malfoy2un o yarayla dans edebilmesi bir mucize olabili ancak, senin yaptığın o mucizelerden..
çok güzeldi, tebrikler..
şarkı çok güzeldi, çok duygu yüklüydü.
ve acı doluydu. malfoy2un o yarayla dans edebilmesi bir mucize olabili ancak, senin yaptığın o mucizelerden..
çok güzeldi, tebrikler..
Lyra- Mesaj Sayısı: 2
Kayıt tarihi: 06/10/08
Nerden: İyiliğin bittiği, kötülüğün başladığı ince çizgiden...
Geri: Son Dans (Dramione)
teşekkürler canım...ama onların hayatları mucizeler olmadan çekilmiyor..

Mond- Admin
- Mesaj Sayısı: 70
Kayıt tarihi: 25/09/08
Nerden: Alacakaranlık Gökyüzünden...

Similar topics» Save Your Last Dance For Me - Son Dans | RS | 2004
» Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
» MODERN DANS NEDİR? VİDEO
» Haydi Dans Et – How She Move 2007
» EROİNLE DANS ~Canan Tan
» Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
» MODERN DANS NEDİR? VİDEO
» Haydi Dans Et – How She Move 2007
» EROİNLE DANS ~Canan Tan
1 sayfadaki 1 sayfası
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz