Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
1 sayfadaki 1 sayfası • Paylaş •
Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
Öncelikle bu one shot'ı hayatımdaki tüm Mervelere ve Ecelere adıyorum...
Notex: Şiir Ahmet Hamdi Tanpınar'a aittir
Belkide O Kadar Geç Değildir ...
Genç kadın zorlukla kalktığı yatağa baktı. Her sabah olduğu gibi yine göz yaşlarını engelleyemiyordu. Komedinin üstündeki resme kaydı kehribar rengi gözleri çatlamış çerçevenin ardında solgun ama yakışıklı bir yüz vardı. Sarı saçlar ve gri gözler. Evet, gri gözler onları bir daha göremeyecekti. Bir daha dokunamayacaktı o gönül çelen sarı saçlarına. Teninin tenine değdiğini hissedemeyecekti. Kokusunu çekemeyecekti içine. O yapılı bedeni bir daha göremeyecekti. Çünkü o, o ölmüştü..
Kendini buz gibi suya attı ama neye yarar hiçbir şey, ne bir büyü, ne bir ilaç, hiçbir şey kan ağlayan yüreğini iyileştiremezdi. Tuzlu göz yaşı yavaş yavaş buz gibi suyu ılıttı. Suyu kapatıp aynanın önüne geçti. Daha yirmi dördüne girmemişti ama en az otuz beşindeki bir kadının görüntüsüydü karşısındaki. Kehribar rengi gözleri kan çanağına dönmüştü. Gözlerinin altındaki morluklar perişanlığını ele veriyordu. Eli çıplak bedenin üzerinde gezindi ve karnındaki yaraya dokundu.
O günün hatırasıydı. Belki şu an aynanın karşısında durabiliyordu. Ama o, o kara günde ölmüştü. O ruhsuz bir bedendi artık. Yaralı ve boş...
‘’Doğruyu söyle Riddle gerçekten o kadar cesur musun ?’’
Yerdeki cansız bedenlere baktı. Fred, George, Tonks, Mrs. Weasley,Ron, Ginny,Luna, Neville, Snape...
Ve Harry, ormandan cesedini getirmişlerdi. Yanında kanlar içinde yatan Pansy’e baktı ve kızın yüzünden tüm kanın çekildiğini gördü. Siyah gözler odağını kaybettiğinde genç kadının kafası yana düştü. Pansy, o da ölmüştü...
‘’Crucio.’’
Hermione her zamankinin aksine acıyla yere yığılmadı. Bir kalkandı onun bedeni tüm kötülüğe karşın canlı bir beden..
Ve Lord Voldemort ilk defa kızın gözündeki kararlılığı gördü ve korktu. Genç kızın gözleri nefretle parlıyordu, öfkeyle, acıyla, yasla, özlemle..
‘’Madem sana büyü etki etmiyor bulanık bizde farklı bir yöntem deneriz , Lucius.’’
Lucius Malfoy emin adımlarla lordunun yanına geldi ve ona bir ok verdi.
‘’Bakalım ölümün oku karşısında ne yapacaksın ne büyü ne de bir kalkan hiç bir şey işe yaramaz.’’
Ok ona doğru gelirken donduğunu hissetti. Ama gözlerini bir an olsun kapamadı.
‘’Hermione !!!’’
Draco önüme yığılırken karnıma sağlanan oku çekip çıkardım. Karnımda delicesine kanayan yara umurumda bile değildi. Draco bana gelen okun önüne geçmişti. Ok direk onun karnına saplanmış deşip geçmişti aşkımı ve sonra bana saplanmıştı.
‘’Draco, Draco, Draco !!!’’
Draco nefes almıyordu. O, ölmüştü ve o an bende ölmüştüm sanki. Kaybedecek hiçbir şeyim yoktu. Zorlukla kalktım ayağa ve asamı onun kalbine doğrulttum. Ne olursa olsun öldürmeliydim onu. Gözlerimden nefret saçılıyordu salona resmen. Kanım, Draco’nun kanına karışırken haykırdım o sözleri.
‘’Avada Kedavra !’’
Onun bedeni yere yığılırken her yer karardı.
Evet benim hikayem bu, sonumda bu. Ama bir adın kalmalıydı geriye aşkım, ama çok geç değil mi artık yoksun sen..
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç..
Bir şey fark ediyorum ancak dakikalar sonra yer kanla kaplanmış. Karnımdaki yara yıllar önce olduğu gibi oluk oluk akıyor. Sanki ne istediğimi anlamış gibi eskiden yapmaya çalıştığını yapıyor. Okun zehri yıllar sonra bedenimi sararken birazcık olsun kasılmıyor bedenim.. Acı yok. Ve onu görüyorum beyazlar içinde gülümsüyor bana, elini uzatıyor. Onun yanına gidiyorum ama bedenim gelmiyor arkamdan. Çıplak bedenim kanlar içinde yere yığılıyor. Kehribar rengi gözlerim artık boş. Ama ben buradayım. Dudaklarım Draco’nun dudaklarıyla birleşirken dem,n aklımdan geçenlerin aksine olumlu düşüncelerim. Önceki dizelere inan aklımdan geçiveriyorlar.
‘’Belki de o kadar geç değildir.’’
Notex: Şiir Ahmet Hamdi Tanpınar'a aittir
Belkide O Kadar Geç Değildir ...
Genç kadın zorlukla kalktığı yatağa baktı. Her sabah olduğu gibi yine göz yaşlarını engelleyemiyordu. Komedinin üstündeki resme kaydı kehribar rengi gözleri çatlamış çerçevenin ardında solgun ama yakışıklı bir yüz vardı. Sarı saçlar ve gri gözler. Evet, gri gözler onları bir daha göremeyecekti. Bir daha dokunamayacaktı o gönül çelen sarı saçlarına. Teninin tenine değdiğini hissedemeyecekti. Kokusunu çekemeyecekti içine. O yapılı bedeni bir daha göremeyecekti. Çünkü o, o ölmüştü..
Kendini buz gibi suya attı ama neye yarar hiçbir şey, ne bir büyü, ne bir ilaç, hiçbir şey kan ağlayan yüreğini iyileştiremezdi. Tuzlu göz yaşı yavaş yavaş buz gibi suyu ılıttı. Suyu kapatıp aynanın önüne geçti. Daha yirmi dördüne girmemişti ama en az otuz beşindeki bir kadının görüntüsüydü karşısındaki. Kehribar rengi gözleri kan çanağına dönmüştü. Gözlerinin altındaki morluklar perişanlığını ele veriyordu. Eli çıplak bedenin üzerinde gezindi ve karnındaki yaraya dokundu.
O günün hatırasıydı. Belki şu an aynanın karşısında durabiliyordu. Ama o, o kara günde ölmüştü. O ruhsuz bir bedendi artık. Yaralı ve boş...
‘’Doğruyu söyle Riddle gerçekten o kadar cesur musun ?’’
Yerdeki cansız bedenlere baktı. Fred, George, Tonks, Mrs. Weasley,Ron, Ginny,Luna, Neville, Snape...
Ve Harry, ormandan cesedini getirmişlerdi. Yanında kanlar içinde yatan Pansy’e baktı ve kızın yüzünden tüm kanın çekildiğini gördü. Siyah gözler odağını kaybettiğinde genç kadının kafası yana düştü. Pansy, o da ölmüştü...
‘’Crucio.’’
Hermione her zamankinin aksine acıyla yere yığılmadı. Bir kalkandı onun bedeni tüm kötülüğe karşın canlı bir beden..
Ve Lord Voldemort ilk defa kızın gözündeki kararlılığı gördü ve korktu. Genç kızın gözleri nefretle parlıyordu, öfkeyle, acıyla, yasla, özlemle..
‘’Madem sana büyü etki etmiyor bulanık bizde farklı bir yöntem deneriz , Lucius.’’
Lucius Malfoy emin adımlarla lordunun yanına geldi ve ona bir ok verdi.
‘’Bakalım ölümün oku karşısında ne yapacaksın ne büyü ne de bir kalkan hiç bir şey işe yaramaz.’’
Ok ona doğru gelirken donduğunu hissetti. Ama gözlerini bir an olsun kapamadı.
‘’Hermione !!!’’
Draco önüme yığılırken karnıma sağlanan oku çekip çıkardım. Karnımda delicesine kanayan yara umurumda bile değildi. Draco bana gelen okun önüne geçmişti. Ok direk onun karnına saplanmış deşip geçmişti aşkımı ve sonra bana saplanmıştı.
‘’Draco, Draco, Draco !!!’’
Draco nefes almıyordu. O, ölmüştü ve o an bende ölmüştüm sanki. Kaybedecek hiçbir şeyim yoktu. Zorlukla kalktım ayağa ve asamı onun kalbine doğrulttum. Ne olursa olsun öldürmeliydim onu. Gözlerimden nefret saçılıyordu salona resmen. Kanım, Draco’nun kanına karışırken haykırdım o sözleri.
‘’Avada Kedavra !’’
Onun bedeni yere yığılırken her yer karardı.
Evet benim hikayem bu, sonumda bu. Ama bir adın kalmalıydı geriye aşkım, ama çok geç değil mi artık yoksun sen..
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç..
Bir şey fark ediyorum ancak dakikalar sonra yer kanla kaplanmış. Karnımdaki yara yıllar önce olduğu gibi oluk oluk akıyor. Sanki ne istediğimi anlamış gibi eskiden yapmaya çalıştığını yapıyor. Okun zehri yıllar sonra bedenimi sararken birazcık olsun kasılmıyor bedenim.. Acı yok. Ve onu görüyorum beyazlar içinde gülümsüyor bana, elini uzatıyor. Onun yanına gidiyorum ama bedenim gelmiyor arkamdan. Çıplak bedenim kanlar içinde yere yığılıyor. Kehribar rengi gözlerim artık boş. Ama ben buradayım. Dudaklarım Draco’nun dudaklarıyla birleşirken dem,n aklımdan geçenlerin aksine olumlu düşüncelerim. Önceki dizelere inan aklımdan geçiveriyorlar.
‘’Belki de o kadar geç değildir.’’

Mond- Admin
- Mesaj Sayısı: 70
Kayıt tarihi: 25/09/08
Nerden: Alacakaranlık Gökyüzünden...

Geri: Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın şiiri bu hikayeye farklı bir anlam katmış Eda'cım.
En sevdiğim yazarın, en sevdiğim hikayesi.
Çok şey anlatılıyor dizeler arasında.
Ve sen de kendi yazdığın dizeler arasında o kadar çok şey anlatmışsın ki içim burkuldu resmen.
Eh bir de Dramione olunca düşün halimi.
Tebrikler hayatım her zamanki mükemmelliklerinden birisi bu da...
En sevdiğim yazarın, en sevdiğim hikayesi.
Çok şey anlatılıyor dizeler arasında.
Ve sen de kendi yazdığın dizeler arasında o kadar çok şey anlatmışsın ki içim burkuldu resmen.
Eh bir de Dramione olunca düşün halimi.
Tebrikler hayatım her zamanki mükemmelliklerinden birisi bu da...
_________________

~ Couse I'm broken.
~ When I'm lonesome.

Stern- Admin
- Mesaj Sayısı: 70
Kayıt tarihi: 25/09/08
Nerden: sonsuzluktan ~
Geri: Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
Bi tanem benim süpersin inan bana önünde eğiliyorum (eğilirdim ama kötü bir beden hocası yüzünden
)
Ahmet Hamdi Tanpınar diyice ilk olarak kalpten vurdun be Eda çok sevdiğim bir şairdir.
Hikayeye diyeceğim bir tek söz var daha doğrusu sana =)
Senin kötü bir hikaye yazaman İMKANSIZ !!!!!
Ahmet Hamdi Tanpınar diyice ilk olarak kalpten vurdun be Eda çok sevdiğim bir şairdir.
Hikayeye diyeceğim bir tek söz var daha doğrusu sana =)
Senin kötü bir hikaye yazaman İMKANSIZ !!!!!

_________________


[b]Yorumlarınız bir yazar için en önemli unsurdur.
Okuduğunuz hikayeye yorumlarınızı eksik etmeyin...[/b]

Sonne- Admin
- Mesaj Sayısı: 36
Kayıt tarihi: 25/09/08

Geri: Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
Teşekkürler arkadaşlar imkansız derken ben öbürünüde yayınlasam iyi olcek...

Mond- Admin
- Mesaj Sayısı: 70
Kayıt tarihi: 25/09/08
Nerden: Alacakaranlık Gökyüzünden...

Geri: Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
Snamione'yi mi?
Evet evet yayımla kesinlikle. Okuduğum ilk snamione olarak tarihe geçer artık benim. xD
Evet evet yayımla kesinlikle. Okuduğum ilk snamione olarak tarihe geçer artık benim. xD
_________________

~ Couse I'm broken.
~ When I'm lonesome.

Stern- Admin
- Mesaj Sayısı: 70
Kayıt tarihi: 25/09/08
Nerden: sonsuzluktan ~
Similar topics» İngilizce 1Den 100 E Kadar sayma
» Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
» İngilizce 1Den 100 E Kadar sayma
» Ne Hasta Bekler Sabahı, Ne taze Ölüyü Mezar, Ne Şeytan bir Günahı, Seni beklediğim kadar...
» Ne kadar dikkatLisiniz
» Belki de O Kadar Geç Değildir...(Dramione)
» İngilizce 1Den 100 E Kadar sayma
» Ne Hasta Bekler Sabahı, Ne taze Ölüyü Mezar, Ne Şeytan bir Günahı, Seni beklediğim kadar...
» Ne kadar dikkatLisiniz
1 sayfadaki 1 sayfası
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz